Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

crazy_frizzy

Şiir Sesli Şiir Video Aşk Hikayeleri Flash Animasyonlar

Nisan 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Nisan 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Dayanam Gerçek Bir Hikaye

Aynı mahallede Oturan İki Genç birbirini Çok SeverLer ama bir türlü Bir birlerine açılamazLar
Çünki erkek içine kapanık ve utangaç biridir...
uzaktan uzağa bir birbirlerinden haberisiz bir birlerini çok sever...
birgün çocuk ailesiyle başka bir şehre taşınmak sorunda kalır babasının ilerinden dolayı... çocuk başka bir şehre taşınır ama ikiside uzaktan uzaga bir birlerini sevmeye devam eder...
Sonudna çocuk dayanamaz ve duygularını belli eden bir mektup yazar ve postaya verir... ardından çocukta çıkar kızın bulundu şehire gitmek için kız mektubu okuyunca konuşmak daha kolay olur die...
Çocuk yolda Trafik kazası geçirir ve ölür...
kız çocuğun ölüm haberini alır ve perişan olur...ölüm haberini aldıktan bir gün sonra ise çocuğun mektubu postadan gelir...
Kız olanların şaşkınlıyla mektubu okuyunca gözlerine inanamaz...çünki yıllardır içten içe sevdiği kişi onu seviyormuş... ve bunları ondan duyamadan onun gözlerinin içine bakarak ''BENDE SENİ SEVİYORUM'' diyemeden onu kay bediyor...
eLinde mektup gözleri ağlamaktan şişmiş bir vaziyette tanrıya yakarırken, ALLAHIM ONA İYİ BAK YA BENİDE AL YANINA YA GECEYİ YAK!!! gibilerinden birşeyLer yazıyor...
o sözlere diğer Sözler EkLeniyor ve bu şarkı ortaya çıkıyor...
evet bu şarkı yaşanmış bir aşkı anlatıyor... bir birini çok seven ama bir birlerini hiç yaşayamayan bir aşkı...
Sizden istediğim tek şey bu şarkıyı dinledikten sonra , birilerine söylemeyi düşündüğünüz ve sürekli ertelediğiniz şeyleri hemen o kişilere söylemeniz...
ÇÜNKİ UNUTMAYIN !!! YARIN BUNLARI SÖYLEYECEK VAKTİNİZ OLAMAYA BİLİR...
GeceLer Sessiz Sensiz KaLdı Bu Gece YıLdızlar Küskün Ay Suskun Bu Gece Şarkılar Bir Garip AğLıyorLar Bu Gece Zamansız Gidişin haps oLdu Yüreğime aLLahım Ona İyi Bak Ya Benide aL Yanına Ya Geceyi Yak Dayanamam İnanamam Bu Acıya KatLanamam... (BU SÖZLER ŞİMDİ ŞARKI)
ve ben bunu dinlediğimde inanın tüylerim diken gibi oldu ve ozaman gerçekten inandım sevmekten korkmayın hiç bir zaman asıl sevginizi söylememekten korkun...

Kırıldım Aşka Ama Onun Haberi Yok

88229475lg2   

Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...

Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana...
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım
yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...

Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin,
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken
belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?

Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...

By.Jo$eN

Ben Anne Olmasaydım Eğer

dagarcik10082pd1  

Ben anne olmasaydım eğer...

Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim.

Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi

çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım.

O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim.

Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç.

Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.

Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz kardeşlerde olduğunu sanacaktım.

Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım.

Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla girmeyecektim.

Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti.

Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak eğlenmeyi hayal edemeyecektim.

Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başka bir boyutuna giremeyecektik.

Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım..

Telaşsız sevişmenin hayalini kuramayacaktım.

Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım.

Annesinden zorla ayırdılar diye 'Uçan Fil Dumbo!' çizgi filminde böğürerek ağlamayacaktım.

Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi.

Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer bir yerin kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım.

Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım.

38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı.

Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda peçete dansı yapmayacaktım.

Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim.

Sen olmasaydın eğer ben asla 'anne' olmayacaktım.

Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna inanmayacaktım...

Tüm annelere eli öpülesi analarımıza....Ağlayan

Zafer Direnenlerin Olur

Zafer Direnenlerin Olur

Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu,

saçları taralı, dişleri fırçalanmış adamı kadını

sevmek kolaydır.

Aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan

uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul

edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla

kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanapede

yastıklara sarılıp sızmışken bile şevkatle

okşayabilmektir.

Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir.

Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan

duygularını öldürüyor diyebiliriz.

Zira aşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir. hep

beraber olmak istersin. banyodan gelen su sesi bile

onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.

Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını

düşünürsün.

Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin.

Bin tane ayakkabısı varken binbirinciye sahip olmaktan

mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan

vazgeçersin.

Zamanla almaktan çok, birşeyler vermekten mutluluk

duyduğunu keşfedersin.

Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı

düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa,

o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın

geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga

edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp

öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik

değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.

Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece

gelinin saçlarından onbin firkete sökmeye

çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp

böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten

evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.

Evlilik; sadece aşk değildir.

Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak

hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı

hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir.

Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına

ayakta tutamaz.kış

akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz.

Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi

arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.

Aşk evlilikte gider gelir. halıya kola döktüğünde aşk

biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık

olunur.

O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla

kadeh kaldıranlardır.

Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık

evliliğin yalan olduğuna inanacaklardır.

Zafer, direnenlerin olur

_aLıntı_

Aşk Diliyorum Sana

 6537595-md

AŞK DİLİYORUM SANA

Hayatı kendi eliyle yoğurmalı insan, kendi kontrol etmeli.Ne yaşıyorsa istediği için yaşamalı, neyi istiyorsa onu yaşamalı.Aşktır aslolan ve her duygunun üzerindedir, asıl aşkı yaşamalı insan hakkını vererek.
Dünyanın en isyankar duygusudur aşk.Hiçbir kuralı tanımaz, hiçbir kural aşkı engelleyemez.Aşıksan senden ve sevgilinden daha önemli başka hiçbir şey olmamalıdır dünyada.Önceliği başka şeylere veriyorsan, kandırma kendini, aşk falan değil senin yaşadığın.
Aşk, içinde bulunduğun durumu birden değiştirir.Her şey yenidir artık.Geçmişe dair verdiğin sözlerin, ettiğin yeminlerin dahi önemi yoktur.Aşkı bir takım şartlara bağlayamazsın.”Şu şu şu o zaman bu bu bu olur” demek saçmalıktan başka hiçbir şey değil.Cesurların işidir aşk.Meydan okuyanların işidir.Devrimci bir ruh taşır bu yüzden.Her aşk iki kişilik devrimdir.Bu devrimi yapamayacaksan yeltenmeyeceksin bile aşık olmaya.”Ben bir yandan statükomu korurum, bir yandan da aşkımı yaşarım” diyemezsin.Hep yarım kalırsın o zaman.Hiçbir şey tam olmaz.Ne yeni bir hayata adapte olabilirsin ne de eskisinde kalabilirsin.
Seçme işidir aşk, seçeceksin.Sancılar çekeceksin, gecelerce düşüneceksin; ama seçeceksin.Yok öyle çekimser kalmak aşkta.Bahaneler uydurup sonra da bu bahanelerin doğruluğuna kendini de inandırıp ne kadar yaşayabilir ki insan?
Kimse senin tercihlerine karışmaz; ama sen aşkı tercih etmediysen kimsede sorumlu değildir bundan.Aşıksan kendin için aşıksın, kendini mutlu etmek için aşıksın.birilerini mutlu etme adına yaptığın her şey sana mutsuzluk olarak geri dönecek, çaresi yok.Mutlu olmayacağını bildiğin yerde de olmayacaksın o zaman.
Güçtür aşk, insana, deli fırtınalara, kasırgalara karşı koyma gücü verir.Reddettiysen aşkı, bu güçten de mahrumsun demektir.Zavallı bir yaprak gibi savrulacaksın her rüzgarda.Bir dalın olmayacak tutunabileceğin.Ve bir gün- üç gün sonra yada yıllar sonra, fark etmez- geriye dönüp baktığında “ne yaptım ben” demek için ne kadar geç olduğunu anlayacaksın.
Şimdi yepyeni bir yıl var önünde.Sağlık, mutluluk, para ve başarı dileyecek dostların.Bense aşk diliyorum sana.Ayağının dibine kadar gelen aşkı anlayabilecek kadar güçlü duyguların olsun bu yıl...Olsun ki sen koca bir yılı pişmanlıklar içinde geçirme...

Günün Sözü

Dertlerini dökecek dostları olmayanlar kendi yüreklerini kemirirler.
 

~ Francis Bacon ~

Özür Dilerim Kalbim

 

 

 

 

Merhaba kalbim, kızgınsın bana biliyorum, üzgünsün seni çok iyi anlıyorum, seni kırıp geçirdim değil mi?

Farkındayım herşeyin, ağlıyorsun kırık halinle,

Özür dilerim seni incittiğim için.

Garip değilmi sana çektirdiklerim, şimdi bana sitem ediyorsun biliyorum

Özür dilerim kalbim seni böyle bir sevdaya kaptırdığım, sana sahip

çıkamadığım için.Olan oldu ne yapalım diyorsun çünkü beni seviyorsun ama bense seni bu hale soktuğum için üzülüyorum.

Biliyorum seni çok acıttım, sen anlayabiliyormusun beni. Anlıyorsun biliyorum çünkü sen benim kalbimsin.

Söylesene suçlu kim?

Biliyorum sende cevap vermek istemiyorsun bu soruya, zaten bende artık sormuyorum, biliyorum ki tek suçlu BEN.

BEN’den oldu herşey, ne olduysa sorumlusu

BEN,

BEN ETTİM HERŞEYİ SANA BİLİYORUM KALBİM,

Şimdi seni bu kırgın halinle terkedermiyim sanıyorsun,

Korkma bundan sonra olmaz bir daha böylesi bir sevda.

Artık dostlarım var benim, dost olabildiklerim, seni vermeden seni paylaşıyorum onlarla,

Ama sen hep benimlesin korkma, incitmeyeceğim seni bir daha, Çünkü sokmayacağım seni böylesi sevdalara,

Merak etme konuşuruz artık uzun uzun seninle, zamanımız çok olacak birbirimizle dertleşmeye.

Seni terk etmedim sende beni terketme sakın olur mu kalbim.

Anıları anlatırız birbirimize, bazen güzel anılarla güleriz

bazense,bazense ağlarız!

Kalbim tek birşey diyebiliyorum sana beni affet, çünkü seni

kırdımüzdüm, belki de seni ayaklar altına aldırdım.

Sen saf duygular beslemiştin ona, bende öyle ama!Ah benim yaralı yüreğim!

Yine canın acıdı değil mi? Nasıl acımaz ki? yine hatırladın onu….seninle ne de çok dertlesirim degilmi??Sakince dinlersin beni,bazende firtinaya tutulursun.

Kolay degil be kalbim benim tufanlarima tutulmak…Ask olsun diyorum bazen kalbime!

Ask olsun kalbim sana Ilahi Ask olsun!…Beni bir tek sen anlıyorsun..Artık seni dinlemek istiyorum yüreğim, artık senin sesini seçiyorum. Artık seninle olmak istiyorum. Seni susturup,dışarıyı dinlediğim yeter diyorum. Haksız mıyım yüreğim söyle

bana?Başkalarından önce seni dinleseydim şuan sen bu kadar yaralı olmazdın.Ben seni dinlemeyi seçtim ama, çok geç yaptım değil mi bu tercihi? ve senin artık sesin çıkmıyor, konuşacak mecalin yok ya da

bana küssün. Bazen varlığını tamamen unuttuğum anlar bile oldu yüreğim. Haklısın seni çok yalnız bıraktım, aslında kendimi.

Ama pişmanım. Seni tamir etmek için uğraşıyorum, ne olur bana yardım et.Yeniden dirilelim, yeniden dost olalım. Bundan sonra seni dinleyeceğim.

Çünkü sen hep benden yanasın biliyorum. Bana yine doğruyu fısılda ne olur, yaralarını tamir edebilmek için ne yapmalıyım? Bana söyle….

Biliyorum seni başkalarına ulaştırmadan önce ben ulaşmalıydım sana, bu

kadar kırılmazdın değil mi o zaman.

 

Uzağında Olunduğunda Yokluğu En Çok Acıtan İnsan

2nj8u551zm6hx7

 Uza ğında olunduğunda yokluğu en çok acıtan insan.hiç şüphesiz hayatınızda karşılaşacağınız en garip kadındır! nereye koyacağınızı mütemadiyen şaşırırsınız. bazen en kuytunuzdaki tek dosttur. bazen en uzak diyarın buğulu gözlü yareni. bazen kıskanç garip bir mecnun. ama hep sıcak bir sine...

insanı hayat boyunca gerçekten seven tek şey. göğsüne yatıp sadece öyle durmanın bile psikoterapi etkisi yaptığı kadın. en incinmemesi gereken insan. en geçerli yaşam sebebi.ulu sahsiyet sulu gozlu insanher gecen gun ben bunun yokluguna nasil aliscam yaa seklinde dusuncelere daldigimher gece allahım nolur ölmesin diye dua ettiğim kadinhayatimdaki en masum insan,seviyorum.bana “sen benden daha cesursun, ben ilk otobüsle memleketime döndüm, sen hayatın daha içinde olacaksın” diyen kişi. ama ben artık cesaret ne kadar gerekli bilmiyorum.

cesaret yalnızlık demek, kırgınlık, kırılmışlık demek, yorgunluk demek, yol almak ama bazen de “değer miydi?” demek. ama hayatta bir de huzur gerek. huzuru da ondan uzakta bulmak öyle zor ki....bir tek onun şiirini yazmak istediğin kadın!dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel kokan varlıksizi dünyada en fazla sevebilecek insan yanakları bi milyon pamuk helva gücünde olan...yıllardır yaptıkları yetmiyormuş gibi, otomatik ödeme yapmak, faizsiz kredi vermek gibi hiçbir bankanın yapmayacağı bankacılık hizmetlerini yapan dünyalar tatlısı...

hayatımız boyunca hatalarımızla,hastalıklarımızla,şuyumuzla ,buyumuzla en çok üzdüğümüz kişi,en çok kokusu ve kucağı özlenir,kimse onun gibi saçımızı okşayamaz,kimse onun gibi karşılıksız sevemez...dönüp dolaşıp varılan nokta.sizin yüzünüzden gözlerinin dolduğunu gördüğünüzde, odadan çıkmasını bekleyip, kapıyı bi güzel kilitledikten sonra günün geri kalan bölümünde şiş gözlerle dolaşmanıza sebep, bir eşini asla bulamayacağınız kutsal.tatmin olmak bilmeyen, mükemmel olmadığınızın bir türlü farkına varamayan insanelini tuttuğunuzda tüm samimiyetiyle elinizi tutan, sevgisini elinden kalbinize yollamayı başarabilen, kalp acınızın dinmesini sağlayabilen tek canlıdır yeri geldiğinde.

gözyaşlarınızın gerçekliğine inanıp, o gerçeklik karşısında yüreği cız edip göz yaşlarını tutamayan en büyük sevgi kaynağınızdır.kanından canından yaratılmışsınızdır, kandır, candır.her sıkıntıya sizin için göğüs germeyi göze alabilecek, en zor zamanlarınızda yanıbaşınızda bitecek, en mutlu olduğunuz zamanlarda ise içtenlikle gülümseyecek tek varlıktır.kıymeti bilinmesi gereken, bilinmese bile sizi sonsuz sevebilen tek melektir anne.her nerede her ne şekilde yaşıyor olursanız olun bir yerlerde sevgi dolu bir yeriniz olduğunu her daim hissettiren varlıktır anne.

korkunca gamzelerine saklandığım, cok uzaklardayken bile kokusunu özlediğim, düşüncesiyle kalbimi eriten, gözlerimde ki gölgelrden içimi okuyan...hayatta beni sadece ben olduğum için seven tek insan,minik kadin.hakkında şöyle bir hikaye vardır ki yürek burkar, anneyi üzdüğümüz her dakka sonradan yangın yerine döner insanın içinde.anne çocuğunu telefonla gece geç saatte arar, çocuk gençtir. asidir.

annesine çemkirmeyi iş sanır, büyüme sanır, bağımsızlık sanır. genç- anne ne bu saatte arıyorsun!anne- yavrum gene mi rahatsız ettim seni?genç- evet, gene rahatsız ettin beni!anne- 20 yıl önce sen de beni tam bu saat bu dakikada rahatsız etmiştin yavrum. doğum günün kutlu olsun. iyi geceler.

(aglarsa anam aglar gerisi yalan aglar)kapıdan girersin ve yorgunsundur.

- ya bugün anam aaladı çok yoruldum

- yalan sööleme aalamadım ben. der bu kişi. komik bişi bunlar.

sesinizden atesinizi olcebilen insan..

sabahlara kadar koynunda ağladığım ve beni karşılıksız seven tek insan...seni seviyorum deyince utanan ve sasiran insan modeli. yazmasi kolay da soylemesi...sarilinca hersey duzelcekmis gibi gelir,ozleyince dunyanin en yalniz insani gibi hissettirir,birarada cok durunca basinizin etini yer,hasta olunca en iyi o bakar,ayaginiza bassa kendi cani acimis gibi uzulur,basiniza bisey gelecegini mutlak hisseder,genelde telefon kullanmasini bilmez,ogretmeniz yillar alir,arada babanizi cekistirir,pazarlik etmede bir numaradır,ustunuze olacagini iddia ettiginiz seye olmaz derse o genelde harbi olmaz,soyledikleri cikar.boyle cok sevilesi muhtesem saldirip isirilasi bi varliktir.bişey söylemeye gerek yok sanırım : hayatımızın anlamı

(daha ötesi var mı diye düşünüp, ağladığım yüce, insan üstü varlık)

yaş ve mesafe gibi kavramlardan bağımsız, size verdiği koşulsuz sevgi ile her zaman sığınılabilecek bir limandır anne. başınızı okşayıp tüm korkularınızı yok edebilen bir büyücüdür. hayatta asla yalnız kalmayacağınızın garantisidir, ta ki o sizi bırakıp gidene kadar. bu nedenle gerçek yalnızlığı da eninde sonunda size yaşatacak olandır anne.bitanelerin, bi tanesidirsonsuza kadar yaşanması istenen tek varlık.Seni seviyorum annem...seviyorum birtanem....

Üstüme Gelme Hayat Kıyarım Kendime - CAFER YILMAZ

Alıp başını gitmek istersin.

Bilmediğin, bilinmediğin,

Çözmediğin, çözülmediğin bir denkleme...

Biraz ürkek düşünürsün...

Biraz kekeme....

' Üstüme gelme hayat!

Bundan sana ne...? ! '

Kekemeliğin korkularındandır...

Giderken bile; gidene değil de

Geride kalana aklın takılır...

 

Bir yanına yatarsın ' git.. ' der

bir yanın ' kalmalısın... '

Geceleri hep uykusuz kalırsın...

Ayağına pranga olur tüm düşündüklerin...

Gitmeden daha

Sen; gider gider gelirsin...

' Üstüme gelme hayat....

beni bilirsin....'

Kaldığın bu yerde

Harcadığın yılların gelir aklına...

Bir bir sayarsın...

Toplarsın, çarparsın,

Böler, çıkarırsın...

Bakkal defteri kadar kalın...

Bakkal defteri kadar karmaşa...

 

İçinden bin bir küfür

' Sümme haşa...! Sümme haşa...! '

Farkedersin ki hayatı

Arka sokaklarda dolanarak yaşarsın...

Kabarmış hesabından kaçarsın...

' Üstüme gelme hayat...!

Daha neyi alacaksın..?

Hep sevmişsindir aslında...

Hep ama hep sevmişsindir...

Birini sevmişsindir sonra...

 

Sonra birini daha...

Birini daha...

Daha....! ?

Her gelip geçen gemiye aşık olmuşsundur..

Gemiler gitmiş

Sen yorulmuşsundur...

Üstüme gelme hayat....!

Gemi olmuşmusundur..? '

Kocaman bir mahalleden

Daracık bir sokağa.

Sokaktan ufacık bir eve

Evden odaya....

Yağlarından tiksinir gibi

Kurtulmak ister gibi

Kapatmışsındır kalabalıklara kendini...

 

Gitgide yanlız kalmışsındır...

Yalın yaşanan gecelerde

Gitmekle kalmak arasında dolanırken...

Beynine bir silah gibi dayamışsındır korkularını...

Yalnız...Korkak...Kekeme....

Üstüme gelme hayat...!

Kıyarım kendime....! '

CAFER YILMAZ

Yağmur Sonrası Akşamlar - Şemsettin KAYA

Yağmur Sonrası Akşamlar

Toprak kokan, yağmur sonrası akşamlardı,

Yüreğime ağırından bir sevda binmişti.

Dört tarafım kilitli kapı,

Bir gökyüzü, bir sen kalmıştın aydınlık.

Hayatın gerisi endişe, tasa ve karanlık.

Ağaçlardan sular damlardı yüzüme,

O an bulutların adını andığı andı.

Sokaklar sensiz ve çamur,

Çocukluğumun yüzüme vurduğu zamandı.

Kendime ihanetlerimi yaşıyordum sensiz.

Gözlerim umarsız, yüreğimde bulantı,

Yağmur seni getiren heyecandı.

Uzaklığını yaşamaktı beni ıslatan.

Şimşeklerde, yüzünü aydınlatırdı ufuklar.

Gizem dolu kutsal bir zamandı.

Bütün dualarımın yönü sanaydı.

Karanlıklar seni fısıldıyordu ıslaklıklarda.

Mahzun yüzün, suların kederli sesi ve gökyüzü.

...senden bana kalandı.

Bir sabah güneş doğdu, gerçekler uyandı.

Ve her şey bir kağıt gibi sessizce yandı.

Şemsettin KAYA

6.7.8. Kasım 2001-9 Ocak 2002

Ankara

Şiir
Zirve1 en iyi Türk Siteleri
Zirve1 en iyi Türk Siteleri

Zirve100
Toplist